Gelecekte “Yönetim Bilimi” Nasıl Bir Değişim Geçirebilir? #ik2017

15-16 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Management Centre Türkiye‘nin gerçekleştirdiği İnsan Kaynakları Zirvesi‘nin bu seneki ana teması “Decoding The New Age (DNA) – Yönetim, Yeni Çağın Kodları İle Yeniden Yazılıyor” idi.

Öncelikle nazik davetlerinden dolayı MCT’ye çok teşekkür ederim.

SADE' nin canlısı: Sokak Yöneticileri #ik2017 Bu sene ki zirvede en çok beğendiğim, Ahmet Eryılmaz ile Serdar Devrim‘in birlikte sahnede yer aldıkları ve büyük ilgi gören “Sokak Yöneticileri” başlığı altında 20 dakikalık bir beyin fırtınası idi.

Her iki değerli isim, “Sokak Yöneticileri adı altında hayatın içinden çok farklı ve çok önemli anektodlarda yönetim biliminin bugünü ve yarını üzerine nefis bir 20 dakika yaşattılar.

20 dakikalık “Sokak Yöneticileri beyin fırtınası, zihinlerde derin izler ve sorgulamalar bıraktı diyebilirim size.

Açılışı Serdar Devrim, NLP (Neuro Linguistic Programming) üzerine kısaca değinerek güzel bir giriş yaptı.

Ahmet hoca, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinden Tamer Dodurka’nın Köpek Psikolojisi üzerine eserine dayanarak dikkat çekici anektodlara yer verdi.Mealen:

“Bilişsel açıdan sokak köpeklerine bakacak olursak onlar farklıdır.Zira yaşadıkları hayat onları bir şekilde geliştirmekte ve yaşamla çarpıcı bir şekilde bağları bulunmaktadır.”

Serdar Devrim, sokak köpeklerinin apartmanlarda beslenen hemcinslerinden daha becerikli ve zeki olduklarını bunu da sokakta yaşamalarına borçlu olduklarını ifade etti.Zira sokakta yaşayan köpekler, hayatta kalmak için çevreyi tanımak ve şartlarla uyumlu olmak zorunda kalmaktadırlar.Bu da onları bilişsel açından daha donanımlı hale getirmektedir.

“Gelecek hayatın içinde, çözüm sokakta çünkü bize gerekli bilgiler orada.”

“Gerçek hayat neredeyse, bakışımızı oraya çevirmeliyiz.” Bu minvalde başarılı sokak köpekleri meteforu ile başarı ve değişim döngüsü içerisinde karşılığı bulunabilecek mesleklerden birine yani sokak yöneticilerine dair analizler ve değerlendirmeler öne çıkmakta.

Ahmet hoca bu minvalde hayatın içinden aktardığı iki farklı örnekle “Yönetim Becerileri” üzerine çarpıcı ve bir o kadarda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Gelecekte yönetim bilimi nasıl bir değişim geçirebilir üzerine iki değerli isim tahminde bulundu.

Serdar Devrim,”Düzen düzensizliği yaratır.Düzen düzensizlikten doğar.”

Ahmet Hoca, tahmin yürütmeye Bulanık Mantık olgusuna değinerek başladı.(Bulanık Mantık, Lütfi Aliasker Zade‘nin 1961 yılında ortaya attığı bir kuram.)

Bulanık mantık, yazılım dilindeki 1 ve 0 arasında başka seçenekler de vardır demekte.

“Gelecekteki durumlar tanımlanamaz ve öngörülemez.”

Ve son olarak Ahmet hoca kapanışı şu şekilde yaptı:

Her durumda farklı ve esnek çözümlerin yaratılacağı bir yönetim bilimi ortaya çıkacak.Vardığımız nokta aynı: Düzensiz yeni bir düzen. Ama oraya götüren yollarımız farklı.

Her iki değerli isim gerek sahne performansları gerekse kervan yolda düzülür mantığından hareketle harikulade bir şekilde gelişen keyifli ve dikkat çekici söylemleri ile takdire şayandı.

İnşallah bir daha ki organizasyonda MCT, bu iki önemli ismi ana oturumlara dahil eder. 

Not : Sokak Yöneticilerinin orjinal içeriğine buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak : Ahmet Eryılmaz & Serdar Devrim

Görsel Kaynak : Ayşe Kirman

Reklamlar

Konuk Yazar: Ahmet Eryılmaz “Sunum Becerisi”

SUNUM BECERİSİ

Neden mi beceri? Çünkü yapa yapa gelişen bilişsel ve aynı zamanda motor (bedensel) bir ustalık da ondan. Hani şu 10.000 saat meselesi. Onun için bir eğitim aldıktan sonra neden olmadı demeyin olur mu?sunumbecerisi

Sunuma zihnen hazırlanmaya sunumdan daha çok önem veririm. Bu ne demek mi.. Konunun üzerinde bıktırıncaya kadar düşünmüş olmak demek; çünkü bir konuda sunum yapabilmek için slaytlardan önce anılar gerekir.

Şimdi benden net ön hazırlık adımları istersiniz. Pekâlâ.

  1. Konunuz her şeydir. Fark yaratacak kadar iyi bilmeniz gerekir. Yani bir konuyu çalışıp gelmeyin, olmaz. Yaşamış olacaksınız.
  2. Yetmez, bilgi hızlı bayatlar. Son bir güncelleme lazım.
  3. Amaç ve sonuç çalışın. Ne anlatacaksınız? Nereye varacaksınız.
  4. Dinleyicinin profilini bilmeden olmaz. Bu her şeyi değiştirir. Tam öğrenmeniz lazım: Ne bekliyorlar?
  5. Akış çalışın. Ben hashtag’ler çıkarıyorum mesela. Önemli nokta: Birbirleriyle mutlaka nedensellik bağı olmalı. Her hashtag, bir öncekiyle sebep-sonuç ilişkisi içinde olmalı.
  6. Her hashtag’le ilgili anekdotlar düşünün. Örneksiz anlatılmaz.
  7. Slaytlarınızın görsel standartı olsun. Yani ara yüz çalışın.

Sunum becerisinin şablon know-how’ları da var elbette:

  1. İnsanların dikkatini odaklayabilme süresi en fazla 20 dakikadır. İdeali orada kesmek olurdu ama belki bir video veya etkileşim size fazladan 10-15 dakika kazandırır.
  2. Her sunumun en önemli bölümleri açılış ve kapanıştır. Başlangıca bence, ‘az sonra onlara katacağınız artı değer’ yakışır. Yani farklı ne anlatacaksınız, kısacık söyleyin.
  3. Slaytların sadeliği ve fontlar önemli. Onu burada anlatamam, sonsuz seçenek var. Hem niye kendi zevkimi empoze edeyim ki?
  4. En önemlisi, dikkat: Her slayt ~ 7 kelime olmalı. Daha fazla değil. Asla uzun okuma metinleri olmaz.
  5. Yazdığınızı sakın aynen okumayın. Slayttakiler, dinleyene ve anlatana bir yol haritasıdır. O kadar.
  6. Final çok anlaşılır olmalı. Somut olmalı. Anlatılanlarla ilgili olmalı.

Son birkaç genel geçer bilgi:

  1. Kıyafet hem önemli, hem değil. Bence anlatılamaz. Ne yaparsanız yapın😁
  2. Beden dili de öyle.. Biliyorsunuz işte. Ama onlar da her zaman geçerli değil.
  3. Bir şey yazacaksanız sırtınızı dönmeyin; eciş bücüş yarı dönerek yazın.
  4. Herkese bakmayı unutmayın.
  5. Salon sıcak ve havasızsa bilin ki hiçbir şansınız yok.

Sonsöz: Bilgi ve üslup her şeydir. Kalanı onların tamamlayıcısı.

* Konuk Yazar : Ahmet Eryılmaz (Danışman, Eğitmen)

Digital HR Konferansından Yansıyanlar

digitalhr3 Aralık 2015 tarihinde Salt Galata’da “Değişimi Yönetmek – Managing Change” ana temasıyla Digital HR Konferansı vardı.Konferansa davetliydim lakin mazeretim dolayısıyla katılamamıştım.

Öncelikle nazik davetlerinden dolayı Sayın Fatoş Karahasan‘a ve Müge Ateş’e teşekkür ederim.

Bu konferansın benim için iki önemli anlamı vardı;

ahmeteryılmazİlki görüşlerini, çalışmalarını ve farkındığını takdir ettiğimiz, sevdiğimiz bir hocamız Ahmet Eryılmaz‘ın Sosyal Medya İçin İçerik Tasarımı başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer almasıydı.

Onunla iletişim kurmuş, görüş alış verişlerinde bulunmuş her ik’cı, her ik blogger’ın bu hissiyatı paylaştığına eminim.

SAÜ İK İkincisi ise Sakarya Üniversitesi İK Bölümünün değerli öğrencileri ve hocalarının katılıyor olmasıydı.

Katılmaları çok da yerinde oldu…

Bölüm öğrencileri ve hocalarıyla geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleşen ve konuşmacı olarak yer aldığım bir etkinlikte tanıma fırsatı bulmuştum.

Size şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, insan kaynakları dünyasına damga vuracak sinerji dolu bu genç arkadaşlar emin adımlarla geliyorlar 🙂

Artık zirvelerde, konferanslarda daha çok öğrenci yer alabilmeli, katılabilmeleri için imkan tanınmalı.Hem katılımcı düzeyde hemde konuşmacı olarak!

Teşekkürler #dijitalik, yolunuz açık ve başarılarla dolu olsun arkadaşlar!

Sosyal Medya İçin İçerik Tasarımı oturumu ile ilgili Periscope kaydına buradan ulaşabilirsiniz. (1)

Konferansla ilgili tüm tweetlere #dijitalik etiketiyle ulaşabilirsiniz.

Kaynak : Görseller (Digital HR, Ali Cevat Ünsal)

(1) Periscope kaydı – Joseph Çiprut (Millward Brown Türkiye, Sosyal Medya Yöneticisi)

 

4ekip, #tegepzirve2015’te Sosyal Öğrenme Konulu “Profesyonel İşi Gönüllülük ve 4ekip” Oturumunda

İnsan kaynakları blogları fark yaratmaya devam ediyor!

Kim ne derse desin insan kaynakları blogları gerek kurumsal gerekse bireysel anlamda insan kaynaklarının farkındalığı ve gelişimi adına gönüllük esasına dayanarak yaptıkları çalışmalarla harikulade katkılar sağlamakta.

#tegepzirve2015Burada saymakla bitiremeyeceğim kadar değerli bir çok insan kaynakları profesyonelinin de bu anlamlı öğrenme ve gelişim sürecinde büyük emeği var.Hepsine müteşekkiriz.

4ekip‘te sosyal mecralarda doğmuş yaptıkları çalışmalar ile de giderek güzel işlere imza atmakta olan harika bir oluşum.

Kısaca bu oluşumun çalışmalarından bahsetmek gerekirse;

4ekip‘in ilk meyvesi, Sosyal Medyada En Etkili 25 İK‘cıyı seçme projesi idi.Bir sonraki projesi ise 2 aylık bir emek ve 21 Kişinin yoğun desteğiyle oluşan İnsan Kaynakları İç Denetim Listesi oldu.

4ekip Kasım ayında TEGEP 5.Eğitim ve Gelişim Zirvesinde!

4ekip’in dört önemli ve de değerli ismi Müge Arslan, Ahmet Eryılmaz, Cengiz Çatalkaya ve Mehmet Eronat 03 – 04 Kasım 2015 tarihleri arasında gerçekleşecek olan TEGEP 5. Eğitim ve Gelişim Zirvesinde Sosyal Öğrenme konulu Profesyonel Işi Gönüllük ve 4ekip oturumda konuşmacı olarak yer alacaklar.

Bu oturum ve TEGEP 5. Eğitim ve Gelişim Zirvesi ile daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiz.

Kaynak : TEGEP , 4ekip

Bir Beyin Fırtınası,Bir Füzyon Yazısı “İK’nın Anayasası”

İcra ettiğiniz mesleğin,içinde bulunduğunuz sektörün neresinde durursanız durun mutlaka bilgi ve deneyimlerinizi sorgulamak,işinizin ve sektörünüzün sorunları,eksiklikleri,dünü, bugünü ve yarını hakkında mutlaka sürdürülebilir bir beyin fırtınası içerisinde yer almaya gereğini hissedersiniz.

Kaldı ki sürekli öğrenme,gelişim,başarı,motivasyon,verimlilik ve büyüme adına bu bir zorunluluk aslında.

Bu bağlamda çalışmalarına,deneyimlerine,değerlendirme ve tespitlerine çokça değer verdiğim saygıdeğer iki insan, Ahmet Eryılmaz ve Artemiz Güler geçtiğimiz günlerde İK’nın Anayasası adlı nefis bir füzyon çalışması ile biz ik’cıların çokça dikkatini çekmeye başladı.

İK’nın Anayasası,Ahmet Eryılmaz’ın attığı bir tweet ile başladı.Screenshot from 2015-03-12 00:12:44

Sonrasında ise bu iki güzide isim birlikte nefis bir beyin fırtınası başlattılar.Konuyu ve içeriğini yakından takip eden herkeste keyifli,bilgilendirici ve farkındalık dolu bu harikulade tartışmayı takip etmeye başladı.

Ahmet Eryılmaz, 8 Mart 2015 tarihinde blogunda yayınladığı İK’NIN ANAYASASI adlı yazısına karşılık Artemiz Güler’de 9 mart 2015 tarihinde yayınladığı Füzyon Nedir, Nasıl Yazılır ? (Mikemmel İK var mı kine 🙂 )  adlı yazıyla   karşılık verdi.

Bu beyin fırtınasının,bu füzyon yazılarının devamı gelir mi bilmem ama ik dünyasına farkındalık sağladığı da bir vaka.Bu nedenledir ki saygıdeğer büyüğüm Ahmet Eryılmaz‘a ve değerli insan Artemiz Güler‘e eğitici olduğu kadar farkındalık sağlayıcı nefis tartışma için çok teşekkür ederim.

Kaynak : Ahmet Eryılmaz & Artemiz Güler