Neden Sağlıklı Performans Ölçemiyoruz? – “Performans Değerlendirmenin Geleceği”

Bir önceki yazımda performans değerlendirme sorunsalına kısaca değinmiştim. Bu yazımda performans değerlendirme sistemine daha geniş kapsamlı bir şekilde yer vermek istedim.

Önemli bir kaynak teşkil etmesi açısından İpek Aral‘ın performans değerlendirme üzerine çeşitli zamanlarda yayınladığı yazıların güncel halini derleyerek ilgili herkesle paylaşma gereği duydum.

Buradan bir kez daha İK Proje Danışmanı İpek Aral‘a insan kaynakları alanında ufuk açıcı ve aydınlatıcı çalışmaları ve katkılarından dolayı çok teşekkür ederim.

Okuyalım…

Performans Yazı Dizisi 1 :  Siz Neden Performans Ölçüyorsunuz?

Performans Yazı Dizisi 2 : Neden Sağlıklı Performans Ölçemiyoruz ? (1)

Performans Yazı Dizisi 2 : Neden Sağlıklı Performans Ölçemiyoruz?  (2)

İzleyelim…

Performans Video Serisi 1 : Nasıl Performans Değerlendirme Sistemini Kuralım?

Performans Video Serisi 2 : E-Performans ve Sosyal Performans Nedir?

Performans Video Serisi 3 : Danışman İK ve Bölüm Performansı Ölçülmesi

Dünyadan performans değerlendirme sistemi ile ilgili son gelişmeler…

Büyük Bomba : Microsoft  Performans Performans Değerlendirme Sistemini Kaldırıyor

An Performansı ve Geri Bildirim

Perfomans değerlendirme sistemi ile ilgili beyin fırtınası…

Bugün Kaç Puan

Performans Değerlendirme 3.0

Performans Değerlendirmenin Digital Geleceği

Kaynak : İpek Aral – İK Proje Danışmanı | Konuşmacı | Blogger 

Reklamlar

“Performans Değerlendirme Sorunsalı” #peryonkongre

PERYÖN‘ün organize ettiği 2-3 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen 25. İnsan Yönetimi Kongresindeydim.

Kurum içi girişimcilik, dijital dönüşüm, liderlik, endüstri 4.0, yapay zeka, işveren markası, performans değerlendirme ve iş hukuku üzerine çok iyi oturumlar vardı, hangisine gireceğimi bir an bilemedim.

Global anlamda çalışma hayatı, sektörler ve iş gücü dinamiği sürekli bir değişim içerisinde. Yeni yaklaşımlar ve çözümler ile daha iyi öğrenmenin, motivasyonun, performansın, verimliliğin, bağlılığın, yetenek yönetiminin ve kurum içi iletişimin kapılarını aralanıyor.

Her ne kadar eğitim ve işveren markası ile yakından çok ilgilensem de bu sene ki #peryonkongre’de beni hiç şaşırtmayan oturumlar, performans değerlendirme sistemi ve iş hukuku üzerine idi.  Oturumlara ilgi bu sene de bayağı yoğundu.

Performans değerlendirme insan kaynakları profesyonellerin ve yöneticilerin en çok zamanını alan fonksiyonların başında geliyor. Gerçeği söylemek gerekirse özünde ne çalışan memnun ne de yöneticiler.

“Yönetici doğru bir şekilde süreci takip ederse insan kaynaklarının da işi kolaylaşıyor.” #peryonkongre 

Son yıllarda performans değerlendirme üzerine globalde birçok kurum, radikal kararlar aldı. Kimisi performans sistemini tamamen kaldırdı kimisi ise değerlendirme sisteminin işleyiş süreciyle ilgili kurum kültürüyle entegre bir şekilde yapısal değişikliklere gitti.

Dijital dönüşüm, yapay zeka kapımızı çalarken hala performans değerlendirme sistemine takılı kalmak! Sanırım bir süre daha bu konu bizi meşgul edeceğe benzer..

25. İnsan Yönetimi Kongresi ile ilgili twetlere #peryonkongre etiketi ile ulaşılabilir.

Nazik davetlerinden dolayı Sayın Özlem Helvacı‘ya ve bu önemli organizasyonda emeği geçen değerli tüm PERYÖN ekibine çok teşekkür ediyorum.

Kaynak : PERYÖN

“Bilgi ve tecrübe paydaşlığı yaratıcı düşünmeyi, öğrenme ve gelişim süreçlerini anlamlı kılar.”

Bu bir teşekkür yazısıdır…

Yönetim danışmanı ve eğitimci Sayın Hülya Mutlu‘yu ve çalışmalarını daha önceleri sosyal mecralar üzerinden yakından takip etmekte ve iletişim halindeydim.

Kendisi ile ilk karşılaşmamız geçtiğimiz sene konuşmacı olarak yer aldığı Employer Brand Summit ‘de gerçekleşti. Akabinde düzenlenen başka bir etkinlikte iletişimimiz ve de bilgi alışverişlerimiz daha da perçinleşti.

Hülya Hanım insan odaklı, etik değerlere bağlı, paydaş, azimli, ekip çalışmasını ve dayanışmayı seven alanında başarılı bir profesyonel. Sadece iyi bir yönetim danışmanı değil aynı zamanda alışılmışın dışında sıra dışı bir eğitimci kimliği var. İletişim dili insanı yormuyor, onunla çalışmak gerçekten keyifli. Kendileri gerek bilgi ve tecrübesi gerekse insani duruşu ile iş dünyası içerisinde önemli katkıları ve farkındalıkları olan başarılı bir iş kadınıdır.

Blogunda “Kurumsal Online Eğitimin Geleceği” adlı yazım ile beni ağırladığı için kendisine çok teşekkür ederim.

“Yetkinlik, insanın yaşamı boyunca gelişimine ve başarısına yön veren önemli bir olgudur.”

Daha çok mesleki gelişim sürecinde, kariyer planlamada, işe alım süreçlerinde ve performans değerlendirme de sıklıkla karşılaştığımız bir mevzudur yetkinlikler.

Şöyle kısaca bir giriş yapacak olursak, yetkinlik insanın yaşamı boyunca gelişimine ve başarısına yön veren önemli bir olgudur.

Yetkinliği daha iyi kavrayabilmek için gelin şöyle bir maddelendirerek açıklamaya çalışalım.

  • Duygusal yetkinlik
  • Davranışsal yetkinlik
  • Mesleki yetkinlik

Duygusal yetkinlik:

Kalbin, hislerin ve vicdanın yaşanılan şeylerle birlikte algılayan, öğrenen, gelişen ve büyüyen bir yönüdür. Bir bakıma soyut halidir.

Davranışsal yetkinlik:

Duygusal yetkinlikle birlikte ilerleyen, edinilen yaşanmışlıkların (başarı, yenilgi, hayal kırıklığı, içsel motivasyon düşüklüğü/yüksekliği vs.) tepkiye ve karar almaya götüren, teorikten uygulamaya, adım atmaya sevk eden bir yönüdür.Bu da bir bakıma soyuttan somuta geçiştir.

Mesleki yetkinlik ise:

Duygusal ve davranışsal yetkinliklerle birlikte yol alan, iş kültürünün oluşmasına, potansiyelin performansa, verimliliğe, başarıya, motivasyona, adanmışlığa, üretkenliğe ve yaratıcılığa dönüşmesini sağlayan önemli bir parametredir.

Bu üç önemli yetkinlik parametresi birbirinden bağımsız değildir.Birinde oluşan olumlu veya olumsuz değişim diğerlerini de etkileyebilmektedir.

Keza bu üç önemli yetkinlik parametresinin pozitif hali, gerek iş gerekse insan kaynakları süreç ve uygulamalarını da hareketlendiren, etkinliğini ve gelişimini sağlayan,dönüştüren bir role sahiptir.

Sadece iletişim çalışmalarıyla işveren markanızı yönetemezsiniz! #ebook #employerbranding

Realta Danışmanlık kurucusu Sayın Ali Ayaz‘ın işveren markası, yönetim danışmanlığı, aday ve çalışan araştırmaları konularındaki deneyimlerini aktardığı “Gerçek İşveren Markası” adlı E-kitabı çıktı.

Geçtiğimiz sene düzenlenen Employer Brand Summit ‘de Sayın Ali Ayaz ile sohbet ederken bu önemli çalışma ile ilgili haberler aldığımda sevinmiş, merakla yayınlanmasını beklemekteydim.

İşveren markası üzerine yazılmış bu eser, gerek içeriği gerekse uygulanabilirliği açısından gerçekten önemli bir kaynak ve baş ucu çalışma niteliğinde.

Kitabın ana içeriği, kavramı ve gerçek işveren markası yönetimini detaylarıyla daha iyi anlatma üzerine kurulu.

Bu E-kitapta aklınızdaki sorulara cevap bulacağınız konulardan birkaçı:

  • Dikkat çekici ve bağlı kılan bir işveren markası yaratma
  • İşveren markası projesinin aşamaları
  • EVP (Çalışan Değer Önermesi) oluşturma
  • İç ve dış iletişim için doğru zaman
  • Projenin devamlılığı ve başarısı

Bu önemli çalışmaya imza atan, emek veren Sayın Ali Ayaz’a, fikirleri ile yol gösteren Simon Barrow’a, kitabın yazım aşamasında ve tasarımında katkısı olan herkese sonsuz teşekkürler.

“Gerçek İşveren Markası” adlı E-kitabı okumak için tıklayınız.

Kaynak : Realta Danışmanlık & Ali Ayaz

İnsan Kaynakları Profesyonelinin Gelişim Sürecinde E-Öğrenme Etkisi

e-learningGlobal anlamda her şey değişirken öğrenme ve gelişim içeriği ve yönetimi sistemleri de kuşkusuz hızlı bir dönüşümden geçmekte.

Özellikle de internet kullanımının giderek mobil hale gelmesi ve digital medya platformlarının kariyer ve networking amaçlı kullanılabilmesi gerek öğrenci gerekse çalışan için harikulade fırsatlar sunmaktadır.

İnsan kaynakları alanına adım attığım günden bu yana öğrenme ve gelişim sürecimi e-öğrenme üzerine inşa ettim.İnşa ederken de e-öğrenme enstrümanlarını da en etkili ve verimli bir şekilde kullanmaya çalıştım.

Geriye dönüp baktığımda ne kadar yol aldığımı ise artık rahatlıkla görebiliyorum. İnsanın kendi gelişim sürecini değerlendirmesi ve sonuçlarını görebilmesi hakikaten harikulade bir şey.

Şunu da rahatlıkla söyleyebilirim ki, şuan ki geldiğim noktayı e-öğrenmeye borçluyum diyebilirim.

Peki neden e-öğrenme?

Geleneksel öğrenme sistemlerinin aksine e-öğrenme ile;

  • Öğrenme ve algılama düzeyinde kolaylık ve yüksek performans,
  • Pratik, güncel, günün herhangi bir saatinde ve herhangi bir yerde veriye anında ulaşım ile iletişim ve networking sağlayabilmesi.

Mesleki eğitim programlarının etkinliği ve verimliliği online eğitim üzerinden artık daha kolay bir hale dönüşmektedir.

Tabi bu noktada nitelikli eğitim programının varlığı ve etkinliği online eğitimin başarısını, performansı ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkilemektedir.

Zaman ve mekandan bağımsız bir şekilde online eğitim ile hedeflenen; davranış değişikliği sağlamak, deneyim kazandırmak ve yetkinlik gelişimini gerçekleştirmektir.

Bu uzun soluklu yolculukta kullandığım bazı e-öğrenme enstrümanları ise şöyle;

  • Bloglar, sosyal medya platformları,
  • Metinsel ve görsel mesleki veriler,
  • Etkinlikleri canlı yayınlayan platformlar, video tabanlı eğitim portalları vs.

E-öğrenmeyi sürdürülebilir bir şekilde başarıya taşıyan etmenler ise;

  • Öğrenme ve gelişime eğlence katma (keyif alarak öğrenme),
  • İçsel motivasyon yüksekliği,
  • Merak duygusu , araştırma, okuma, analiz, yorumlama, yaratıcılık ve üretkenlik tutkusunun aktif bir şekilde varlığı.

E-öğrenme süreci ile ayrıca kendi bireysel performans değerlendirme sürecinizi anlık olarak ölçebilmenize de olanak sağlıyor.

E-öğrenme ile alakalı maliyete gelince…

Maliyeti sadece ve sadece biraz zaman ayırmak ve emek vermektir.Hepsi bu kadar!

Takip Edilebilir Önemli Platformlar #HRWorld #HRTech #LandD

Global anlamda her ne kadar kültür, iş gücü, yönetim sistemleri ve iş süreçleri farklı olsa da; mesleki anlamda değişim süreci içerisinde yer almak, gelişmek, ulusal boyut katıp, yaratıcı, yenilikçi ve sistem kurucu olmak bir insan kaynakları profesyoneli/yönetici için önemli yapı taşlarından biridir.

Bu nedenle digital platformlarda yakından takip ettiğim önemli platformlardan birkaçını sizlerle paylaşmak istedim.

Aşağıda listelediklerimin içinde güncel makaleler, araştırma raporları, sunumlar, sektörel gelişmeler ve etkinliklerle ilgili görsel ve metinsel verilere ulaşabilirsiniz.

Bilgi ve tecrübe paydaşlığı öğrenme, gelişim ve girişimcilik süreçlerini anlamlı kılar! #cpm17

18 Şubat 2017 tarihinde KariyerİST bünyesinde Denizbank Genel Müdürlüğü’ndeCareerPass Mentorluk Değerlendirme ve Yeni Girişimler Lansmanı” gerçekleşmişti.

Mentor olarak bu sürecin bir parçası olmaktan gurur duyduğum, zirve tadında gerçekleşen bir organizasyondu aslında.

Bir insanın gelişim sürecine yön vermek, başarılı olmasını sağlamaya çalışmak ve o kişi ile karşılıklı öğrenme ve gelişim süreci içerisinde bulunmak gerçekten inanılmaz bir şey.

Ve tabi zorlu kariyer yolculuğu sürecinde bu değerli bireylerin hayata geçirdikleri girişimlerine ve başarılarına şahit olmak da inanılmaz bir duygu seli aslında.

CareerPass misyonu itibari ile gelişimi, girişimcilik ekosistemini destekleyen, farkındalık sağlayan, genç bireylerin kariyer yolculuklarını anlamlandıran harikulade bir platform.

Lansmanda mentor ve mentee çiftlerin deneyim süreçlerini, nasıl yol aldıklarını ve ne hissettiklerini dinledikçe bir kez daha doğru bir yolda olduğumuzu anladım.

İçten, samimi bir süreçle birlikte bilgi, deneyim paydaşlığının nasıl daha etkin ve verimli olabileceği ve sürdürülebirliği bu lansman ile birlikte bir kez daha ortaya çıktı.

Başta KariyerİST bünyesinde Kamil Kasacı ve Mentorluk Organizasyon Ekibi olmak üzere katılım ve katkılarıyla lansmanı anlamlandıran tüm mentor, mentee ve profesyonellere ve de desteklerini esirgemeyen sponsorlarımıza çok teşekkür ederiz.

CareerPass ile ilgili detaylı bilgi için burayı lansmanın ilk bölümü ile ilgili görüntüleri izlemek için burayı ve organizasyon ile ilgili tüm fotoğrafları görmek için burayı tıklayabilirsiniz.

Kaynak : CareerPass

“Tecrübeye Odaklanmak, İşveren Markasının Başarısında Önemli Bir Yer Tutar” #employerbranding

Tecrübeye Odaklan

2015 de Lisa G. Morris başlıklı yazıda” İşveren markalaşmasında tecrübe her şeydir.” Tüm dünyadan düşüncemizi bilen 40 liderden de görüş aldık.

İşveren markası başarısı için ayrıştırıcı özellik, geleneksel olarak müşteri deneyimi üzerinde odaklanmalarıdır. Buna rağmen organizasyonlar, müşteriler ve karlılık arasındaki ilişkide çalışanın rolünü anlamak, kaçırılıyor.

Müşteri tecrübesi ve organizasyonların merkezinde olan çalışanlar, bu tecrübelere yön veren yetenekte ve müşteri ihtiyaçlarına bağımlı iseler, marka tecrübesine yönelik entegre olmuş bir yöntem benimsemelidirler. (Bakınız : Şekil 1)

Tecrübe, çalışan katılımı ve tatmininden önce gelir. Şirketler çalışanlarıyla, eleman iş hacmi, güvensizlik, katılımsızlık gibi bir takım gecikmeli göstergeler konularındaki temel etkilerle ilgili günü gününe etkileşim içinde olurlar.

Hizmet döngüsü kapsamında deneyimin önemsenmesi, eksiklerin giderilmesi kapsamındaki gelişme stratejisinin ve eleman deneyiminin, işveren marka stratejisi ile aynı çizgide olduğu verisi 2017 için değerlendirmeli.

İşveren markası, yalnız başına işe alım fonksiyonundan çok daha büyüktür.

Etkili uygulandığında, geçen 5-10 yıl içinde İşveren Markasındaki yatırımlarının kazançlarını gördüğümüz P&G, L’Oreal, Philipps gibi firmalara benzer şekilde dönüşümlü sonuçlar alınabilir. Bu firmalarda strateji uygulayan çoğu lider büyüme için gerekli olan marifetin devamı ve cazip olması için İşveren Markası’ na önemi hakkında üst liderlere hatırı sayılır bir eğitim sürecine yatırım yaptılar.

Türk Şirketleri İçin Fırsatlar

Görev süreleri boyunca elemanların tecrübelerinin kişiselleştirilmeleri üzerinde odaklanarak, teknik ve ticari işler gibi konularda çok rağbet gören yetenek havuzlarının arz eksiğinden doğan zorluklar bertaraf edilmeli.

Bir elemanın yolculuğunun kişiselleştirilmesi, yıpranma oranlarında azalmaya yol açacaktır. Söylemek yapmaktan daha kolay olduğundan dolayı, liderler, bu süreçte gelişime yardım edecek unsurlar konusunda onlarla işbirliğine gidip teknoloji tedarikçileriyle görüşmeli.

Çalışan değer önerisi tekrar değerlendirilmeli; böylece ödüller, tazminat gibi geleneksel kazançlara nazaran 2017 de rağbet gören destekleyici liderler ve ilginç iş kavramı, kariyer ve şahsi gelişim, keyifli iş yeri, arkadaşlık, esneklik gibi daha fazla soyut kazançlarla aynı çizgide kalınmalı.

Bunlar önem taşırken, araştırmanın gösterdiğine göre çalışanlar, maddi olmayan kazançlar kuvvetliyse şirketlere kuvvetle muhtemel bağlanacaklardır.

Çalışanlar ve adayların sıralama ölçütü ile ilgili olan işveren markası girişimleri garantiye alınmalı. Sektöre ait hedef kitle belirlenmelidir.

1990 ve 2000 arası doğan kuşağın hizmet deneyiminde ne aradıkları anlaşılmalı ve problem çözme, takım çalışması, yeni mezunları koruma gibi istihdam edilebilir yeteneklerin eğitimi temin edilmelidir.

Böylece kariyerlerinin büyümelerine destek olan doğru becerileri kazanılması sağlanmalıdır. Bu beceriler yeni mezunlarda genellikle yetersizdir böylece şirketlerde bu becerileri geliştirecek proaktif bir yaklaşım benimsenmelidir.

Bu yazı Brett Minchington ve Merdiye Eker’in birlikte kaleme aldıkları en iyi uygulama içeren uluslararası makale olan “Dünya Standartlarında İşveren Markası Yaratmak Amacıyla, Türk Firmalar İçin Fırsatlar‘dan” bir bölümdür.

Kaynak : Brett Minchington & Merdiye Eker  

Copyright © 2017 Merdiye Eker – İşveren Markası Uzmanı

Gelecekte “Yönetim Bilimi” Nasıl Bir Değişim Geçirebilir? #ik2017

15-16 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Management Centre Türkiye‘nin gerçekleştirdiği İnsan Kaynakları Zirvesi‘nin bu seneki ana teması “Decoding The New Age (DNA) – Yönetim, Yeni Çağın Kodları İle Yeniden Yazılıyor” idi.

Öncelikle nazik davetlerinden dolayı MCT’ye çok teşekkür ederim.

SADE' nin canlısı: Sokak Yöneticileri #ik2017 Bu sene ki zirvede en çok beğendiğim, Ahmet Eryılmaz ile Serdar Devrim‘in birlikte sahnede yer aldıkları ve büyük ilgi gören “Sokak Yöneticileri” başlığı altında 20 dakikalık bir beyin fırtınası idi.

Her iki değerli isim, “Sokak Yöneticileri adı altında hayatın içinden çok farklı ve çok önemli anektodlarda yönetim biliminin bugünü ve yarını üzerine nefis bir 20 dakika yaşattılar.

20 dakikalık “Sokak Yöneticileri beyin fırtınası, zihinlerde derin izler ve sorgulamalar bıraktı diyebilirim size.

Açılışı Serdar Devrim, NLP (Neuro Linguistic Programming) üzerine kısaca değinerek güzel bir giriş yaptı.

Ahmet hoca, İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinden Tamer Dodurka’nın Köpek Psikolojisi üzerine eserine dayanarak dikkat çekici anektodlara yer verdi.Mealen:

“Bilişsel açıdan sokak köpeklerine bakacak olursak onlar farklıdır.Zira yaşadıkları hayat onları bir şekilde geliştirmekte ve yaşamla çarpıcı bir şekilde bağları bulunmaktadır.”

Serdar Devrim, sokak köpeklerinin apartmanlarda beslenen hemcinslerinden daha becerikli ve zeki olduklarını bunu da sokakta yaşamalarına borçlu olduklarını ifade etti.Zira sokakta yaşayan köpekler, hayatta kalmak için çevreyi tanımak ve şartlarla uyumlu olmak zorunda kalmaktadırlar.Bu da onları bilişsel açından daha donanımlı hale getirmektedir.

“Gelecek hayatın içinde, çözüm sokakta çünkü bize gerekli bilgiler orada.”

“Gerçek hayat neredeyse, bakışımızı oraya çevirmeliyiz.” Bu minvalde başarılı sokak köpekleri meteforu ile başarı ve değişim döngüsü içerisinde karşılığı bulunabilecek mesleklerden birine yani sokak yöneticilerine dair analizler ve değerlendirmeler öne çıkmakta.

Ahmet hoca bu minvalde hayatın içinden aktardığı iki farklı örnekle “Yönetim Becerileri” üzerine çarpıcı ve bir o kadarda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Gelecekte yönetim bilimi nasıl bir değişim geçirebilir üzerine iki değerli isim tahminde bulundu.

Serdar Devrim,”Düzen düzensizliği yaratır.Düzen düzensizlikten doğar.”

Ahmet Hoca, tahmin yürütmeye Bulanık Mantık olgusuna değinerek başladı.(Bulanık Mantık, Lütfi Aliasker Zade‘nin 1961 yılında ortaya attığı bir kuram.)

Bulanık mantık, yazılım dilindeki 1 ve 0 arasında başka seçenekler de vardır demekte.

“Gelecekteki durumlar tanımlanamaz ve öngörülemez.”

Ve son olarak Ahmet hoca kapanışı şu şekilde yaptı:

Her durumda farklı ve esnek çözümlerin yaratılacağı bir yönetim bilimi ortaya çıkacak.Vardığımız nokta aynı: Düzensiz yeni bir düzen. Ama oraya götüren yollarımız farklı.

Her iki değerli isim gerek sahne performansları gerekse kervan yolda düzülür mantığından hareketle harikulade bir şekilde gelişen keyifli ve dikkat çekici söylemleri ile takdire şayandı.

İnşallah bir daha ki organizasyonda MCT, bu iki önemli ismi ana oturumlara dahil eder. 

Not : Sokak Yöneticilerinin orjinal içeriğine buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak : Ahmet Eryılmaz & Serdar Devrim

Görsel Kaynak : Ayşe Kirman