Digital Mecralarda Çalışan Davranışı

Merhaba değerli okurlar

Bu yazımda digital mecralarda çalışan davranışlarını analizini yaparak oluşumu ve olası sonuçlarıyla ilgili bir değerlendirmede bulunmaya çalışacağım.

employeeÇalışan davranışlarıyla ilgili değerlendirmeyi bir bakıma internet öncesi ve sonrası diye ikiye de ayırabiliriz.

İnternet öncesinde bizler (çalışanlar) işle,çalışma ortamıyla veya yöneticileri ile ilgili olumlu olumsuz duygu ve  düşüncelerimizi eş dost sohbetlerinde,çeşitli etkinlerde,toplantılarda,yemekte hatta işe gidiş gelişlerde servis araçlarında doğrudan veya dolaylı olarak dile getiriyorduk.

Bu süreçte dile getirdiğimiz olumlu olumsuz tepkiler o mekanda veya iletişimde bulunduğumuz kişi ve gruplarla sınırlı kalmaktaydı.

İnternet sonrasında ise  bilişim teknolojilerinin hızlı gelişimi,internet ve sosyal medya platform  kullanıcı sayısının hızla yükselmesiyle beraber duygu ve düşüncelerimizi milyonlarca insanlarla paylaşma yoluna gitmeye de başladık.

Gerçek hayattaki davranışlarımızla sosyal mecralardaki davranışlarımız arasında bir fark yoktur.

Sosyal mecraların kullanımı kolay,zaman ve mekandan bağımsız olması kendimizi ifade etmede ve duygularımızı dile getirerek milyonlarca insanla buluşturması bu mecraları tercih etmemizin nedenlerinden biridir.

Katıldığımız toplantıyı,etkinliği,çalışma arkadaşlarımızla,yöneticilerimizle ilgili fotoğrafları,duyguları, eleştirileri, heyecanı,öfkeyi elimizdeki küçük aygıtlarla zaman ve mekan fark etmeksizin milyonlarca insanlarla paylaşıyoruz.

Bu bağlamda hem sosyal mecralar hemde paylaşımlarımızın içeriği de çok önemli bir hale gelmektedir.

Çalışılan şirketle,çalışma arkadaşlarıyla ve yönetici ile ilgili olumlu içeriklerin sosyal mecralarda yer alması bir bakıma kurum açısından “İşveren Markası” algısı yaratır.

Olumsuz içerikler ise kurumun itibar sorunu gündeme getirmekle beraber sektördeki konumu, marka değeri ve insan kaynakları politikaları hakkında olumsuz izlenim yaratır.

Sosyal mecralarda çalışanı olumsuz içeriğe iten neler olabilir?

Bu soruya kısaca şöyle cevap verebiliriz;

Şirket içi iletişim kanallarının kapalı olması,yönetici ile geçinememe,güvensizlik,aidiyet duygusunun zayıflığı,işten veya çalışma ortamı ile ilgili memnuniyetsizlik,dedikodu,mobbing,çalışma şartları vs.

Aslında değindiğim bu etmenler çalışanın içinde biriktirdiği,dile getirme fırsatı bulamadığı şeyleri sosyal mecralara yansıtmasına neden olmaktadır.

Bu bağlamda kurumlara ve yöneticilere düşen;

Digital mecraları hafife almamak,çalışanın ihtiyaç ve isteklerini ve de iletişimini göz ardı etmek yerine önemsemek, sürdürülebilir çalışan odaklı süreçler ve  uygulamalar içerisinde bulunmaya çalışmaktır.

© 2014 Gökhan Yılmaz 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s