İş ve Sosyal Hayatında Dengeyi Yakalayabiliyor Musun? Mutlu Musun?

Hayat o kadar hızla geçiyor ki bazen ne olduğunu ve nasıl olduğunu anlayamıyorsun bile!

Hep bir koşuşturmacadır gidiyor işte.

Okul dönemi,mezuniyet sonrası iş bulma telaşı,alelacele kariyer tepesine tırmanma girişimleri,gelecek kaygısı,sıkıcı iş ortamları,teşekkür,takdir ve terfi beklentilerinin yerle yeksan olması,bitmek bilmeyen ve hiç bir sonuca ulaşılamayan toplantılar,yarım kalan projeler,yönetici/çalışanlarla ile iletişim bozukluğu,kariyer değişikliği girişimleri…

Mesai bitimini dört gözle beklemeler,koşar adım kendini eve atmalar,koltuğa arkanı yaslayıp daha tatilden yeni dönüldüğü halde “Tatile çok acil ihtiyacım var” diye iç geçirmeler..Saymakla bitmez!

Şu sosyolojik tespiti de yapmak gerekirse;işte mutlu değilsen mutlaka eve yansıdığı gibi evde mutlu değilsen işe de yansıyabiliyor bir şekilde.

Yanlış kariyer patikalarında dönüp dolaşıp aynı yere gelmek,teknolojiyle aynı oradan biriken verileri anlamaya ve çözmeye çalışmak,şirket içi iletişim kanallarının ağır aksak işlemesi,sorunları çözmeyip hep bir köşede bekletme huyu gibi nedenler bir noktadan sonra tıkanmaya yol açabilmektedir.

Keza kariyer hayatına gereğinden fazla önem verip (işkolik olma durumu) sosyal hayatına önem vermeme de bir yerden sonra  yoğun stresle birleşip yıpranmaya,haz almamaya ve mutsuzluğa da neden olabilmektedir.

Büyük şehir hayatının her imkanından faydalanıyoruz,teknoloji son sürat hem iş hemde sosyal hayatımızda düşünemeyeceğimiz kadar kolaylıklar sağlıyor bizlere.

Fakat bir noktadan sonra baş döndürücü bu hız tıkamakta,boğmakta bizleri.O kadar hızlı ilerliyor ki dönüp arkamıza bakamıyoruz,hatalarımızın farkına hemen varamıyoruz bile.

Ve biz insanoğlu!

Gerçeklerle yüzleşmek yerine içimizdeki olanı biteni,şikayetimizi sosyal mecralarda paylaşmamıza ne demeli?

Belki içimizi döküp rahatlıyoruz dur ama gerçek hayata katkısı var mı? Varsa ne derecede?

Kariyer hedefleri,ünvanlar,statüler,maddi imkanlar bir yere kadar ama sizi asıl zirveye taşıyacak ve mutlu edecek şey;

“Sizin neyi isteyip neyi istemediğinizdir,aklınızda,kalbinizde ve hayalinizde tasarladığınız dünyanızdır.”

Aslında çoğu  zaman neyi isteyip neyi istemeyeceğimizi bilemiyoruz,farkına bile varamıyoruz ki!

Sanırım yapmamız gereken şu!

Durup bir köşede nefes almak,ihtiyaç olduğu kadar dinlenip derli toplu aklen ve kalben adımlar zinciri oluşturmak ve uygulamaktır.

Herkese saygı ve sevgiler

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s