Sosyal Mecralarda Var Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı !

Genel olarak 1993 yılından beri bilgisayar kullanıcısıyım.İnternet’le tanışmamda 1997 yıllarına rastlamakta.O zamanda internet’in öneminin farkındaydım ama hiç bu kadar da büyük sonuçlar doğuracağını doğruyu söylemek gerekirse tahmin etmemiştim.

İnternet ve bilişim teknolojisinin yaygınlaşması ve de müşteri (kullanıcı) sayısının hızla artması ister istemez bu mecralarda bireysel ve kurumsal anlamda yoğun bir trafik oluşturmakta.

Bireysel anlamda başlarda internet ve sosyal medyayı daha çok eğlence ve iletişim amacıyla kullanmaktayken son yıllarda buna eğitim ve kariyer halkasını da ekledik  diyebiliriz.

Kurumsal anlamda ise (sosyal medya öncesi) bir web sitesi aracılığı ile devam ederken sosyal medya platformlarının varlığı ile beraber bu farklı bir boyut kazandı.

Sanal dünyada kurumsal anlamda var olmak için varlık gösteriyorsanız eğer bence bunu tekrar gözden geçirmenizde fayda var.Eğer web siteniz veya sosyal medya hesaplarınızdan size gelen mesajlara kapalıysanız veya geç cevap veriyorsanız ,daha çok takipçim daha çok beğenim olsun moduna kilitlendiyseniz,değişebilir ve güncellenebilir bir sosyal medya stratejiniz yoksa bu mecralarda istediğiniz sonuçları alamayabilirsiniz.

İşte tam bu noktada kuşaklar olgusu devreye giriyor.

Yeni kuşak  hatta bilinçli kullanıcı (tüketici/hizmeti alan) internet’i son derece mükemmel kullanıyor diyebiliriz.Kullandığı markanın ve aldığı hizmetin sonucunda oluşan olumlu olumsuz müşteri deneyimini anlık olarak herkesle ve de kurumla paylaşabilmektedir.Geleneksel medyada özellikle (tv ve gazetelerde) yayınlanan bir ürünün,alınan bir hizmetin geri bildirim süresi uzamaktayken yeni medya olgusu ile bu bambaşka bir boyuta doğru gitmektedir.

Bu yüzden sosyal mecralarda kurumsal olarak boy göstermek için önce bu mecraları ve hedef kitleyi anlamak,güncellenebilir stratejiler üretmek ve uygulamak,kurum/marka ile müşteri arasında sürdürülebilir bir iletişim köprüsü kurmak gerekmekte.

Bu konuyla alakalı olarak kendisini yakinen takip ettiğim ve düşüncelerine çok önem verdiğim Sosyal Medya ve Digital İletişim Danışmanı aynı zamanda Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Ercüment Büyükşener’in nefis bir yazısı aklıma geldi.

Büyükşener,Markalar İçin  “Sosyal Medya İletişimi” Ne Değildir? adlı yazısında bu konuyu derinlemesine işleyip harika tespitlerde bulunuyor.(1)Yine bu konuyla ilgili olarak Ercüment Büyükşener’in Yeditepe Üniversitesinde Sosyal Medya Zirvesinde konuşmacı olarak katıldığı Sosyal Medya Nedir? Ne Değildir? adlı sunumunu ayrıca izleyebilirsiniz.(2)

Kaynak :

(1) Ercüment Büyükşener “Sosyal Medya İletişimi Ne Değildir?” adlı yazısı (www.ercument.org)

(2) Youtube : Ecüment Büyükşener “Sosyal Medya Nedir? Ne Değildir?”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s