Mesleki Yazılar (Yeni Fikirler,Yeni Projeler Üreten Beyin Olmak)

Geçen gün çok sevdiğim ve değer verdiğim kardeşim  Duygu Önal ile sosyal medya aracılığıyla sohbet ediyorduk.Duygu Sakarya Üniversitesi Sosyoloji bölümü son sınıf öğrencisi ve kısmetse mezun olacak.

Birlikte “Akademik kariyer mi yapsam yoksa farklı bir dalda uzmanlaşıp ekmeğimi öyle mi çıkarsam” diye karşılıklı beyin fırtınası gerçekleştirmiştik.Sohbetimiz sırasında bir blog kurmasını sosyoloji alanındaki bilgilerini, izlenimlerini, analizlerini paylaşmasını tavsiye etmiştim.O da harika bir fikir neden olmasın zaten böyle bir şey düşünüyorum demişti.

Genellikle üniversite öğrencisi veya mezunu insan;okumaktan,düşünmekten ve fikir üretmekten imtina eder.Hatta “aman kim uğraşacak bunlarla,zamanım yok” gibi klasik bahaneler de öne sürebilmektedir.

Gerçi eğitim sisteminin ağır aksak yapısı birey üzerinde olumsuz izlenimler bırakmıyor da değil.

Okul hayatımız,iş hayatımız bize farklı değerde bilgiler sunar.Bize düşen o farklı değerdeki bilgileri derinleştirmek, çoğaltmak,akıl ve hayal süzgecinden geçirerek somut olgulara,yazıya dönüştürmektir.

Gerek öğrenci arkadaşların eğitimi gerekse kariyer hayatında daha verimli olabilmek,daha iyi konumlara gelebilmek  için mesleki yazılar çok önemlidir.

Öğrenci için niçin önemlidir? Dünyanın ve toplumların sürekli bir değişim ve yenileşme içinde bulunduğu bir çağda ders kitaplarının içerik olarak genel itibari ile güncelliğini yitirdiğini görüyoruz.

Sadece teoriden ibaret olan ham bilgiler ile saha çalışmaları farklıdır.Özellikle yeni mezun bir insanın iş hayatında başladığı zaman bu kolaylıkla fark edilecektir.Zira uygulama ile okuldaki teorik bilgiler kimi zaman çakışacak kimizi zamanda hiç bir işe yaramayacaktır.İş hayatında belirli bir tecrübe edinmiş kişilerin gerek kitap gerekse bloglarıyla bu bilgi,tecrübe ve  birikimlerini aktarması bu bakımdan önemli olabilmektedir.

Dünyanın sanayi çağından hızla bilgi toplumuna gittiği bir yüzyılda üretkenliğin,yaratıcılığın var olduğu toplumlar da değişim ve gelişim daha hızlı gerçekleşeceği de bir gerçektir.

Kitap ve gazete okuma oranın düşük olduğu bir toplum olduğumuz gerçeğini inkar etmiyoruz fakat çok okumakta pek bir kar etmese gerek.Okuduğunu anlama,analiz edip yorumlama sürecini gerçekleştiremedikten sonra pek de kazançlı çıkılmadığı sonucuna da ulaşılabilir.

Arzum odur ki bireyini yaratacılığını,üretkenliğini,hayal gücünü kısıtlamayan aksine destekleyen,motive eden,severek yapmasını sağlayan bir sistemlerin var olmasıdır.

Saygılarımla

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s